Doğru antrenman ve doğru beslenme sporcunun gelişiminde çok önemli bir yer tutar. Ancak bununla birlikte antrenörün sporcularla doğru iletişimi kurması, beklentilerini açık bir şekilde aktarması ve sporcunun gelişimiyle ilgili olarak da rapor tutması gerekir.

Spor da dijitalleşiyor ve artık antrenörler hemen her şeyi dijital ortamlarda takip ediyor. Antrenörlerin sporcularıyla ilgili raporları doğru bir şekilde tutabilmesi Starthlete ortaya çıktı.

Starthlete antrenörlerin, sporcularıyla ilgili raporlar tutmalarını kolaylaştıran bir uygulama. Bugün Türkiye’deki Süper Lig seviyesinde bazı önemli futbol kulüpleri tarafından kullanılmaya başladı bile. Uygulamanın ve firmanı kurucusu ise Can Gökçen.

Gökçen, İstanbul’da doğduktan bir yıl sonra ailesi Kanada’ya taşınmış. Yedi yıl sonra ABD, Seattle’a yerleşen Gökçen tüm hayatını yurt dışında geçirmiş. Boston Üniverisitesi’ndeki eğitimini tamamlar tamamlamaz da İstanbul’a dönmeye karar vermiş.

İstanbul’da Türkiye, İngiltere, İsviçre ve ABD merkezli startupların dijital ve uluslararası büyüme projelerinde görev alan Gökçen, Smartup Network firmasını aracılığıyla startup fikrine sahip olan kişilere ve kurumlara danışmanlık hizmeti sunmaya başlamış.

Startup projeleriyle bu kadar içli dışlı olan Gökçen kendi startupı Starthlete’i geliştirmeye başladı ve bugün Türkiye’nin önemli kulüplerine markasını sokmayı başardı.

Starthlete’i ve Can Gökçen’in hikayesini kendisinden dinleyelim:

Starthlete tam olarak nasıl bir çözüm sunuyor? Veya hangi ihtiyaca yönelik oluşturuldu?

Futboldan örnek vererek spor dünyasında gördüğümüz bir sorunu paylaşayım.  UEFA kulüplerinin altyapılarında ortalama 220 oyuncu bulunuyor. Herhangi bir sezondaki verilere baktığımızda, bu 220 oyuncudan ortalama sadece 3’ü altyapının ait olduğu kulübün A takımına yükselip bu seviyede futbol oynayabiliyor.  Yani A takımına yükselen kayda değer oyuncu sayısı %2’nin altında.

Starthlete, altyapılarından daha çok verim almak isteyen kulüpler için yaratıldı.  Temel sorunun, altyapılarda bilginin yeterince kolaylıkta akmaması olduğunu tespit ettik. Dolayısıyla Starthlete iki aşamada çözüm sunuyor:

1- Altyapıdaki antrenörler Starthlete uygulamasında kendi belirledikleri konular üzerinden oyuncularına geri bildirimde bulunabiliyor.  Antrenörler bu konular üzerinden oyuncularını hem puanlayabiliyorlar, hem de yorum ekleyebiliyorlar. Bu geri bildirimlerde, anlık rapor şeklinde oyunculara Starthlete üzerinden iletiliyor. Böylece, kendi akıllı cihazlarının üzerinden şeffaf bir şekilde antrenörlerinin beklentilerini ve düşüncelerini oyuncular öğrenmiş oluyorlar. Starthlete iki taraf arasındaki yanlış anlaşmalara son vermiş oluyor.

2 – Oyuncuların geçmiş performans raporları bir noktada toplanıyor.  Starthlete öncesi altyapıdaki bir oyuncu hakkında rapor oluşturmak için antrenörler ve altyapıdan sorumlu olan yetkililerin farklı kaynaklara başvurmaları gerekiyordu.  Bu da zaman kaybına ve eksik bilgiye yol açıyordu. Starthlete bu sorunları da ortadan kaldırmış oluyor.

Ekibinizde kimler var?

Starthlete ekibi dünyanın farklı ülkelerinde spor tecrübesi olan kişilerden kurulu.  Aramızda ABD’de tenis oynamış olan da var, İngiltere’de futbol oynayıp kendi futbol akademisini kuran da… Toplamda spor sektöründe 25 yıllık tecrübemiz mevcut.

Ekibimizde bulunan kişiler farklı sebeplerle spor hayatlarında benzeri olumsuz tecrübeler yaşamışlar.  Bu olumsuz tecrübelerin gelecekte tekrarlanmaması için düşündüğümüz ortak bir çözüm var. Bu çözüme verdiğimiz isim Starthlete, ekibimizi bir araya getiren ve bir arada tutan fikir.    

Starthlete’i kurma hikayeniz nedir? Nasıl ortaya çıktı?

İki yaz önce ABD’deki lise futbol takımında birlikte oynadığım iki arkadaşımla bir araya geldim.  Konu konuyu açtı ve üçümüzün de, lise yıllarında futbolda daha fazla gelişebilirdik konusunda hem fikir olduğumuz ortaya çıktı.

Yaşadığımız olumsuz tecrübeleri gelecekte sporcuların yaşamaması için aramızda fikir alışverişinde bulunduk.  Konuşmalarımızdan çıkan sonuçları ABD’de ve Avrupa’da yardımsever genç takım antrenörleriyle paylaştık ve fikirlerini aldık.

Kurduğumuz bu diyalogların sonucunda, spor altyapılarında bir ortak temel sorun olduğu ortaya çıktı.  Bunu çözmek üzere Starthlete uygulamasını yaratmaya karar verdik.

Sizin spor geçmişiniz nedir? Daha önce profesyonel seviyede spor yaptınız mı?

Okul hayatım boyunca üç spor dalında mücadele ettim. Futbol, basketbol ve tenis.  ABD’de lise sonrası spora devam etmek için üniversiteden spor bursu almak gerekiyor.  Burs alacak seviyeye gelmediğim için spor hayatım sonlanmış oldu. Starthlete’i kurmamızda bunun da etkisi var. Belki antrenörlerimden bana daha sık ve şeffaf bir şekilde geri bildirim gelseydi, spor bursu alabilecek seviyeye gelebilirdim. Starthlete ile birlikte gelecek nesillerde böyle bir soru işareti kalmayacak.  

Starthlete antrenörlerin oyuncularına verdiği feedbacklerde yardımcı oluyor. Bu feedbackler ileride büyük bir dataya dönüşebilir mi?

Kesinlikle! Belli bir veri eşiğine geldikten sonra, oyuncuların antrenörlerinden aldıkları puanlara göre geleceklerini tespit etmeye başlayabileceğiz.  Bu bilgileri kulüplerle paylaşarak daha sağlıklı kararlar almalarını sağlayabileceğiz.


Sadece futbol için mi kullanabiliyoruz yoksa başka branşlar da gelecek mi?

Futbol sporda en büyük sektör, dolayısıyla başlıca hedef pazarımız.  Ama uygulamanın basit yapısından dolayı her türlü spor dalında değerlendirilebilir.

Benzer uygulamalarla kıyasladığımızda Starthlete’in farkı nerede ortaya çıkıyor?

Pazardaki ürünler genellikle kulüplere yeni bir veri türü veya bilgi satma peşinde.  Kulüplerin ellerinin altında fazlasıyla veri ve bilgi var. Bu verilerden ve bilgilerden çıkan sonuçların takıma yararlı olmak üzere oyunculara nasıl aktarıldığı önemli.  Bir tek Starthlete, antrenörlerin o sonuçları anlaşılır bir şekilde oyuncularına aktarmaları için bir platform sağlıyor.

Şu an startupın hangi aşamasındasınız?

Şu ana kadar bütün masrafları kendi kaynaklarımızdan karşılayarak hem iOS, hem de Android ürünlerimizi piyasaya çıkardık.

Türkiye’de bazı bilinen kulüplerle çalıştığınızı biliyoruz. Sırada başka hangi kulüpler var?

Evet, Türkiye’de önde gelen bir kaç kulübün ilgisini çekerek Türkiye pazarında güzel bir başlangıç yaptık diyebiliriz.

Bu aşamada ilgi genellikle daha çok Avrupa kulüplerinden ve ABD kulüplerinden geliyor.  Özellikle Avrupa’da ilgilenen kulüpler hem ülkelerinde bulunan liglerde, hem de uluslararası liglerde aynı anda başarıya ulaşmayı hedefliyor.  Avrupa’da yaklaşık 10 kulüp, transferlerle bu hedeflere ulaşmaya müsait. Geriye kalan diğer tüm kulüpler altyapıya daha fazla yatırım yapmaları gerektiğinin farkındalar.  Dolayısıyla Starthlete’i denemeye sıcak bakıyorlar.

Türkiye’deki kulüplerinde altyapılarına verdikleri önem artıkça  Starthlete’e olan ilgi de artıyor.

Türkiye’deki spor kulüplerine dijital bir teknolojiyi sunmak istediğinizde nasıl tepkilerle karşılaşıyorsunuz? Sizce Türkiye’deki kulüpler dijitalleşmeye hazır mı?

Türkiye’de her kişinin elinde en az bir tane akıllı cihaz var. Altyapılarda oynayan oyuncular ve görev alan kişiler de buna dahil. Böyle bakarsak, aslında toplumumuz zaten dijitalleşmiş durumda. Starthlete’te zaten yeni bir teknoloji sunmuyor.  Herkesin aşina olduğu cihazların üzerinden çözüm sunuyor.

Dolayısıyla da kulüplerin Starthlete’i kullanıp kullanmama kararları teknolojiye değil altyapılarına ne kadar önem verdiklerine bağlı.  Altyapısına önem vermeyen bir kulübün antrenörleri ne Starthlete’i kullanarak ne de sözlü veya yazılı bir şekilde oyuncularına geri bildirimde bulunur.

Starthlete yalnızca altyapılarına değer veren ve altyapılarından geri dönüş bekleyen kulüpler için uygun bir uygulama.

Starthlet’le ilgili daha fazla bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

Yazı Hakkında Düşünceleriniz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir