Yayıncılığın büyük bir değişim yaşadığı anları yaşıyoruz. Takip ettiğimiz diziyi veya TV programını izlemek için belirli bir günü ve saati beklemek yerine Netflix’i açıyoruz. ABD’de ve Avrupa’da ise Netflix dışında Amazon Prime gibi diğer birçok OTT (Over The Top) platform var.

Bu rüzgarın spor yayıncılığını da etkilemesi kaçınılmaz bir durum.  Spor yayıncılığını ve OTT’nin gelecekteki rolünü sportsjournal’a yazdığı yazıdan sonra bu ismi en iyi bilen isimlerden birine, Burak Gürkan’a sorduk.

OTT yayıncılığın ne olduğunu nasıl çalıştığını ve PayTV, internet tv’leri gibi benzer örnekler arasındaki farkı nedir?

OTT (over the top) platformları bugün hızla yaygınlaşmakta olan bir yayıncılık modelidir. Artık modası geçmeye başlayan, çok maliyetli ve gelir kaleminden çok gider kalemi olan linear TV kanalları yerine OTT platformları tercih edilmeye başlanmıştır. OTT, özetle internet üzerinden yayının tüketiciye ulaştırılması olarak tanımlanabilir. OTT yayınları birçok mecra üzerinden tüketici ile buluşmaktadır. Bugün oyun konsolları, smart tv’ler, web, app’ler, apple tv gibi direk tüketiciye ulaşan DTC kanalları üzerinden yayın yapılabilmektedir. OTT’nin en önemli özelliği her yerden, zaman ve mekan kısıtlaması olmadan ulaşım imkanı sağlamasıdır. Modası geçmiş Linear TV’lere kıyasla OTT platformları gelir modellemesi olan, gelir yaratabilen platformlardır.

Spor yayıncılığı konusunda OTT ne durumda? Arap ülkelerinde yaygınlaştığını belirtmişsiniz. Şu an bu coğrafyada mı yaygın?

OTT platformu sadece Arap ülkelerinde yaygın demek doğru olmaz. Ama Arap ülkelerinde, özellikle Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan gibi ülkelerde internet penetrasyonu çok yüksek olduğundan doğal olarak yayınların da OTT platformları üzerinden izlenmesi kaçınılmaz hale geliyor. Spor yayıncılığında özellikle ABD’de ve Kanada’da OTT plaformlarının kullanımı çok yaygın. Ülkemizde ise faydası ve değeri henüz anlaşılabilmiş değil.  

 

Türkiye’de yılardır konuştuğumuz bir havuz sistemi var. OTT bu sistem için bir tehdit mi? Eğer bu tehditse OTT, büyük kulüpler ve küçük kulüpler için ayrı ayrı olarak bir avantaj mı yoksa dezavantaj mı?

OTT platformları yayın havuzunun temel mantığı için bir tehdit oluşturmuyor. Yayın modelinin değişmesi, havuzu ortadan kaldıracak bir durum değil. Zaten kulüplerin gelirlerinin artması ve rekabetin korunması için havuz olmazsa olmaz bir gerçektir. Tekil yayın satışı ile bütün kulüplerin yüksek gelir elde etmesi imkansızdır dolayısı ile kolektif satış mutlaka takip edilmesi gereken bir yöntemdir.

OTT yayıncılığın avantajı masrafsız olması gibi görünüyor. Futbol alanında her kulüp bu şekilde yayın yapabilir mi?

OTT platformları, linear TV kanallarına kıyasla büyük bir maliyet avantajı yaratmaktadır. Linear TV kanalları için çok yüksek bedeller ödenen uydu kirası, platform kirası, teknik ekipman, personel gibi büyük maliyet kalemi oluşturan giderler OTT platformları için geçerli değildir. OTT platformu kurulurken bir defa harcanan teknik maliyet dışında önemli bir maliyeti bulunmamaktadır.

OTT platformları için en önemli konu içerik yaratmaktır. Artık günümüzde içerik de çok çeşitlenmiş ve sadece hazırlık maçı ya da antrenmanların yayınlanması gibi kısıtlı olmaktan çıkmıştır. Artık seyirci daha orjinal içerikler izlemeyi istemektedir. Oyuncunun bir günü, yeni transferlerin yaratıcı kurgular ile duyurulması, istatistik bilgiler, data üzerinden analizler gibi içerikler ilgi çekmektedir.

Gelir anlamında baktığımızda OTT daha adil bir paylaşım gibi görünüyor. Bir organizasyon veya kulüp, diğerleri ile birlikte bir paket yerine her kulüp ve organizasyon ürününü kendi tüketicisine doğrudan satıyor… Öyle mi sizce?

Yaratıcı içerik üretildiği müddetçe OTT platformu hem gelir getirebilecek hem de taraftar ile etkileşim yaratabilecek en mantıklı araç durumundadır. Fakat yukarıda da belirttiğim gibi lig ve/veya kupa yayınlarının havuz sistemi ile devam etmesi esastır. Kulüpler kendi OTT platformları üzerinden, taraftarları ile etkileşim sağlayabilir, iletişim kurabilir, gelir elde edebilir ve yaratıcı içeriklerle önemli bir medya hizmeti verebilirler.  

OTT’nin yaygınlaşmasının şu an için önündeki en büyük engel sizce nedir? Akıllı TV gibi araçların yaygınlaşmamış olması mı?

Türkiye için değerlendiriyorsak teknolojik olarak gelişimin henüz devam ediyor olması, internet penetrasyonunun henüz yavaş olması ve yaygınlaşmaması ve linear TV kanallarının hala popülerliğini koruyor olması OTT’nin ülkemizdeki gelişiminin önündeki engeller olarak görülmektedir. Ama ülkemiz de bu rüzgara kapılmak, teknolojik gelişmelere ayak uydurmak zorundadır.

OTT’nin yaygınlaşması halinde sizce spor endüstrisinde ne gibi değişikliklerle karşı karşıya kalabiliriz?

Çok basit: erişebilirlik ve yaratıcılık çok üst düzeyde olacak. Taraftar etkileşimi artacak, interaktivite sağlanacak, kulüpler ekstra gelir elde edecek ve medya taraftarın hayatına direk entegre olacak.

 

“Burak Gürkan, lisans eğitimini 1998 yılında Marmara Üniversitesi’nde tamamlamış, sonrasında ise 2000 yılında Yeditepe Üniversitesi’nde MBA eğitimini tamamlaşmıştır. Spor sektörüne 2000 yılında adım atmış; Galatasaray, Türkiye Futbol Federasyonu, Darüşşafaka Doğuş Basketbol, Sportfive (Bugün Lagardere Sports) gibi ulusal ve uluslararası kurumlarda görev yapmış ve 1 sene Birleşik Arap Emirlikleri’nde Arabian Gulf League’in “Pazarlama ve İletişim Direktörü” olarak görev yapmıştır. Bugün itibariyle freelance olarak danışmanlığın yanında, Bahçeşehir Üniversitesi ve Kadir Has Üniversitesi’nde ders vermekte, Birleşik Arap Emirlikleri kökenli dijital spor yayını olan www.sportsjournal.ae websitesine yazılar yazmakta ve konuşmacı olarak çeşitli etkinliklere katılmaktadır.”

Yazı Hakkında Düşünceleriniz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir