Bugün spor endüstrisinde en büyük etkiyi yaratan iki marka var. Adidas ve Nike.

Ancak bundan yaklaşık 45 yıl önce pazarda Adidas’ın dominasyonu söz konusuydu. Nike henüz piyasya yeni çıkmış bir markaydı ve Adidas’ın karşısında rekabeti sürdüremeyip çekilmek üzereydi. Bir waffle makinesi Nike’ın kaderini değiştirdi ve bugünlere getirdi.

Evet bugün Nike’ın dünyadaki en büyük iki spor ekipmanları üreticisi olmasında bir waffle makinesinin etkisi vardı.

1971 yılında Nike sahneye çıktığında Adidas spor ayakkabısı pazarındaki en büyük dilimi elinde bulunduruyordu. Neredeyse hepsini.

Nike ilk olarak ortaya çıktığında Amerikan futbolu için futbol kramponlarından adapte ettiği ayakkabıları piyasaya sürmüştü. O zamanlar Blue Ribbon Sports olarak adlandırılan Nike’ın ayakkabılarının tabanı soğuk havalarda çatlıyor ve ayakkabıdan ayrılıyordu. Hatta bu uzun bir zaman içinde değil maç esnasında bile oluyordu.

Nike’ın kurucularından Phil Knight’ın biyografisinde aktardığına göre marka 1972 yılında Ulusal Spor Ekipmanları Fuarı’na bile kabul edilmemişti. Beklendiği gibi finansal olarak zor günler geçiren marka bir yıl daha böyle giderse iflas bayrağını çekecekti.

Öyle ki markanın bir diğer kurucusu Bill Bowerman bir yandan ikinci işini yapmaya devam ediyordu. Kendisi Oregon Üniversitesi’nde atletizm antrenörüydü.

1971 yılında Oregon Üniversitesi’nin atletizm pisti poliüretanla kaplandı. Bu yeni teknoloji 1972 Münih Olimpiyatları’nda da kullanılacaktı. Fakat bir problem vardı. O da atletlerin kullandığı düz tabanlı ayakkabılar bu pistte tutunmayı sağlayamıyordu. Metal çivili ayakkabılar ise oldukça pahalı olan bu yeni piste zarar veriyordu.

1972 Olimpiyatları’nda ABD’nin atletizm antrenörü olan Bowerman’ın bir çözüme ihtiyacı vardı.

Bir pazar sabahı Bowerman’ın eşi Barbara, waffle makinesiyle  kahvaltı hazırlıyordu. Makineden çıkan waffle’ı gören Bowerman’ın aklına şirketin kaderini değiştirecek fikir geldi. Eğer ayakkabı tabanı için aynı kalıbı kullanırsa,pistlerde çok daha iyi bir sonuç alabilirdi.

Bowerman ilk iş olarak eşinin waffle makinesini  kullandı ve ilk kalıbı elde etti. Bu kalıba dökülen kauçuk ile tabanları üretti. Daha sonra bir çift ayakkabıya dikti ve atletlerinden biri olan Geoff Hollister’dan denemesini istedi. Sonuç muazzamdı. 

Yeni üretan tabanlar sadece çok iyi bir tutunma sağlamıyor aynı zamanda da bir yaylanma etkisi yaratıyordu.

Bu tesadüf sayesinde Nike’ın elinde artık rakiplerinin elinde olmayan bir inovasyon vardı.

Bugün Bowerman’ın kullandığına benzeyen bir waffle makinesi Nike’ın ana binasında halen sergileniyor.

Waffle tabanlar 1972 Ulusal Spor Ekipmanları Birliği’nin fuarında duyuruldu ve hemen piyasaya sürüldü. Aynı yıl efsane uzun mesafe koşucusu Steve Prefontaine’den ve tenis yıldızı Ilie Nastase’den bu yeni tabanlar övgüler aldı.

Bundan sonrasında Nike’ın dünyanın TOP 2’sinden biri olma yoculuğu başlamıştı.

 

Yazı Hakkında Düşünceleriniz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir